Yurt dışına satış yapan bir üretici ya da marka için web sitesi, fuar standının dijital karşılığıdır. Yabancı bir alıcı sizi çoğu zaman bir kez, kendi dilinde ve kendi ülkesinden yaptığı bir aramayla bulur. Karşısına Türkçe bir site, çeviri hatalarıyla dolu bir sayfa ya da hangi ülkeye hizmet verdiği belli olmayan bir yapı çıkarsa, bir sonraki sonuca geçer.

Bu yazıda e-ihracat için çok dilli bir web sitesini nasıl kuracağınızı anlatıyoruz: hangi dil ve pazarla başlanmalı, URL yapısı nasıl olmalı, hreflang etiketleri nasıl kurulur, içerikte hangi ayrıntılar yabancı alıcı için önemlidir, teklif talebi nasıl toplanır. Sonunda 12 maddelik bir kontrol listesi var. Anlatırken kendi İngilizce bölümümüzü kurarken karşılaştığımız konulardan da örnekler veriyoruz; ama ihracat odaklı yayımlanmış bir vaka çalışmamız olmadığını baştan söyleyelim: aşağıdakiler çok dilli site kurma ve yayınlama deneyimimize dayanır, sonuç vaadi değildir.

Yabancı Alıcı Sitenizi Nasıl Değerlendirir?

Yabancı Alıcı Sitenizi Nasıl Değerlendirir?

Yurt dışındaki bir alıcının bir tedarikçiyi değerlendirme biçimi, yurt içindekinden farklıdır çünkü risk daha yüksektir: uzak bir ülke, farklı bir dil, kargo ve ödeme belirsizliği. Bu yüzden site, birkaç soruya çabuk ve net cevap vermelidir:

  • Ne üretiyorsunuz ve kimin için? Ürün sayfası alıcının kendi sektöründe kullandığı terimlerle yazılmalı.
  • Güvenilir misiniz? Şirket bilgileri, üretim ya da tesis fotoğrafları, belgeler ve referanslar görünür olmalı.
  • Nasıl sipariş verilir? Minimum sipariş miktarı, teslim süresi, ödeme ve teslimat koşulları hakkında bilgi bulunmalı.
  • Nasıl ulaşırım? Hızlı yanıt veren bir teklif formu, e-posta ve mümkünse mesajlaşma kanalı olmalı.

Sitenin büyük bölümü Türkçe ise yabancı alıcı bu sorulara cevap bulamaz. Çok dilli bir yapı bu nedenle bir “çeviri işi” değil, bir güven ve talep akışı işidir. E-ihracatın genel çerçevesi için e-ihracat nedir ve nasıl yapılır yazısına, pazaryeri yolunu düşünüyorsanız pazaryeri entegrasyonu nedir yazısına bakabilirsiniz. Bu yazı ise kendi sitenizin yabancı alıcı tarafından bulunması ve talebe dönüşmesine odaklanır.

Dil ve Ülke Kararı: Önce Hangi Pazar?

Dil ve Ülke Kararı: Önce Hangi Pazar?

Her dil ve ülke için ayrı içerik, ölçüm ve iletişim gerekir; bu yüzden önce bir ya da iki pazarla başlayıp öğrenmek daha sağlıklıdır. Seçim için şu kaynaklara bakın:

  • Mevcut satış ve teklif kayıtlarınız: Hangi ülkelerden talep geldi ya da kimlerle çalıştınız? Zaten ilişkiniz olan pazarda başlamak daha az risklidir.
  • Arama verisi: Hedef ülkede ürününüz için aranan terimler, hacmi ve rakiplerin görünürlüğü. Search Console’da mevcut sitenize hangi ülkelerden ziyaret geldiğine de bakın.
  • Operasyon kapasitesi: Hedef dilde yazılı ve sözlü iletişimi hızlı yürütebilecek biri var mı? Yanıt vermeyeceğiniz bir dilde sayfa açmak ters tepebilir.

Dil ile ülke aynı şey değildir. İngilizce birçok ülkede ticari dil olarak kullanılır; ama İngiltere, ABD ve Avustralya yazımı, ölçü birimleri ve alışkanlıkları farklıdır. Tek bir İngilizce sürümle başlayabilirsiniz; ülkeye özel sürümleri ancak o pazar gerçekten büyüdüğünde düşünün. Almanca, Arapça ya da Rusça gibi diller için yerel bir çevirmen ve teknik içerik onayı gerekir; bu hem süreyi hem maliyeti artırır.

hreflang Nedir ve Nasıl Kurulur?

hreflang Nedir ve Nasıl Kurulur?

hreflang, aynı içeriğin farklı dil ya da ülke sürümlerini arama motoruna bildiren bir etikettir. Amaç, İngilizce arama yapan birine İngilizce sayfayı, Türkçe arama yapana Türkçe sayfayı göstermektir. Doğru kurulmazsa arama motoru sürümleri birbirinin kopyası sanabilir ya da yanlış sürümü gösterebilir.

Kuralların çoğu basit ama dikkat ister:

  • Karşılıklı olmalı. Türkçe sayfa İngilizce sayfayı gösteriyorsa, İngilizce sayfa da Türkçe sayfayı göstermelidir. Tek yönlü bağlantılar yok sayılabilir.
  • Her sayfa kendini de göstermeli. Bir sayfanın hreflang kümesinde kendi adresi de bulunur.
  • Dil kodları doğru olmalı. tr, en, en-gb, de gibi. Ülke eklenecekse dil kodundan sonra gelir (en-gb); sıra ters yazılamaz.
  • Tam ve mutlak adresler kullanın. Etiketlerdeki adresler protokol ve alan adıyla birlikte yazılmalı.
  • x-default tanımlayın. Dili eşleşmeyen kullanıcılar için varsayılan sürümü gösterir; çoğu sitede ana dil sürümüdür.
  • Canonical ile çelişmemeli. Bir sayfanın canonical’ı başka bir sayfayı gösteriyorsa hreflang görmezden gelinebilir; her dil sürümü kendi canonical’ını kendisine verir.
  • Yalnızca gerçekten karşılığı olan sayfalara koyun. Karşılığı olmayan bir sayfa için sahte bir eşleşme yazmayın.

Etiketleri elle yazmak hata yaptırır. Hreflang etiketi oluşturucu aracımız, dil sürümlerini girdiğinizde <head> etiketlerini ya da XML site haritası biçimini üretir; tarayıcıda çalışır ve girdiğiniz bilgi sunucuya gönderilmez. Site haritası kullanıyorsanız hreflang bilgisini orada vermek büyük sitelerde yönetimi kolaylaştırır; site haritası konusu için sitemap yazısına bakabilirsiniz.

URL Yapısı: Alt Klasör mü, Alt Alan Adı mı?

URL Yapısı: Alt Klasör mü, Alt Alan Adı mı?

Dil sürümlerini üç şekilde ayırabilirsiniz: alt klasör (site.com/en/), alt alan adı (en.site.com) ya da ülke alan adı (site.de). Google üçünü de destekler; sizin için doğru seçim yönetim kolaylığına ve kaynaklarınıza bağlıdır.

Küçük ve orta ölçekli e-ihracat siteleri için alt klasör çoğu zaman en pratik yoldur: tek alan adı, tek barındırma, tek ölçüm ve tek otorite birikimi. Ülke alan adları güçlü bir ülke sinyali verir ama her biri ayrı site gibi yönetilir; ayrı barındırma, bakım ve bağlantı çalışması gerektirir. Alt alan adı bu ikisinin arasındadır.

Hangi yapıyı seçerseniz seçin tutarlı olun: sürümler arasında sayfa eşleşmesi korunmalı, dil değiştirme düğmesi ziyaretçiyi aynı sayfanın karşılığına götürmeli (karşılığı yoksa makul bir yedek sayfaya), ve bir sayfanın adresini sonradan değiştirirseniz 301 yönlendirmesi unutulmamalı.

İçerik Kontrol Listesi: Para Birimi, Birim, İletişim, Belgeler

Çeviri yetmez; yabancı alıcının gözünden bakıldığında şu ayrıntılar eksik kalıyorsa güven zedelenir:

  • Fiyat ve para birimi. Fiyat gösteriyorsanız para birimini açık yazın (USD, EUR gibi). Fiyat göstermiyorsanız “teklif isteyin” seçeneğini net sunun ve yanıt süresini belirtin.
  • Ölçü birimleri. Hedef pazar metrik sistem kullanmıyorsa, ürün ölçülerini ikinci bir birimle de gösterin.
  • Telefon ve saat. Telefonu uluslararası biçimde (ülke koduyla) yazın; çalışma saatlerini saat dilimiyle belirtin ki alıcı ne zaman yanıt alacağını bilsin.
  • Şirket bilgileri. Unvan, adres, kuruluş yılı, vergi ya da ticaret sicil bilgileri ve iletişim kişileri görünür olsun.
  • Belgeler. Sahip olduğunuz sertifikaları, test raporlarını ve standartları gösterin; yalnızca gerçek ve geçerli olanları. Olmayan bir belgeyi sitede göstermek hem itibar hem hukuk riski taşır.
  • Ticari koşullar. Minimum sipariş miktarı, tipik teslim süresi, ödeme yöntemleri ve teslimat şartları (ör. EXW, FOB gibi uluslararası teslim terimleri) için bir özet yazın; ayrıntıyı teklifte belirleyebilirsiniz.
  • Gerçek görseller. Üretim hattı, depo, ürün detayı ve ekip fotoğrafları stok görselden daha çok güven verir.
  • Hukuki sayfalar. Gizlilik ve çerez bilgilendirmesi hedef pazarın beklentisine uygun olmalı; metinler için uzman görüşü alın.

Çeviri Kalitesi ve Yerel Dil

Otomatik çeviri iyi bir taslak üretir ama tek başına yayınlanmamalı. Teknik terimler yanlış çevrilirse alıcı güvenini kaybeder; ürün adları, malzeme ve standart adları sektörde kullanılan karşılıklarıyla yazılmalıdır. Çeviriyi sektörü bilen birinin gözden geçirmesi, ardından kısa bir terim sözlüğü hazırlayıp tüm sayfalarda tutarlı kullanması önerilir.

Bir yazıyı birebir çevirmek de çoğu zaman en iyi yol değildir. Yabancı alıcının sorusu Türk alıcının sorusundan farklı olabilir: hangi belgelere sahipsiniz, nereye sevk ediyorsunuz, minimum sipariş nedir. İçeriği o sorulara göre yeniden kurmak ve gereksiz yerel ayrıntıları çıkarmak, çeviriden daha çok değer üretir. Biz kendi İngilizce bölümümüzde de bu yolu izledik: yapıyı ve başlıkları korurken metinleri kısaltıp yerelleştirdik.

Teklif Formu, Katalog ve B2B Talep Akışı

Çok dilli sitenin amacı bir teklif talebi almaktır. Bu yüzden talep akışını yabancı alıcının alışkanlığına göre tasarlayın:

  • Teklif formu (RFQ). Kısa ve net olsun: ad, şirket, e-posta, ülke ve teslimat yeri, ürün ve tahmini miktar, kısa mesaj. Çok uzun form yarıda bırakılır.
  • Katalog indirme. İngilizce bir ürün kataloğunu PDF olarak sunmak, alıcının sizi iç toplantısında göstermesini kolaylaştırır. Katalog hazırlığı için ürün kataloğu nasıl hazırlanır yazısına bakın.
  • Mesajlaşma ve LinkedIn. B2B alıcıların bir kısmı iletişimi LinkedIn ya da mesajlaşma uygulamasıyla başlatır; bu kanalları görünür yapın ve yanıt sürenizi belirleyin.
  • Otomatik karşılama. Form gönderildiğinde alıcıya yanıt süresini söyleyen kısa bir onay e-postası güven verir.
  • Kaynak ve ülke ölçümü. Teklif formunun hangi ülkeden, hangi sayfadan ve hangi kanaldan geldiğini ölçün; bütçeyi buna göre yönlendirirsiniz.

Reklam tarafında ülke ve dil hedefli kampanyalar, hedef pazardaki alıcıya doğrudan ulaşmanın yoludur; ayrıntıları yurt dışına reklam verme yazısında ve Google Ads reklam yönetimi hizmetimizde bulabilirsiniz. Reklamın verimli çalışması için önce site yapısının hazır olması gerekir.

Kendi İngilizce Bölümümüzden Çıkardığımız Dersler

Sitemizin İngilizce bölümünü (hizmet sayfaları, kurumsal sayfalar ve 400’den fazla blog yazısı) kurarken birkaç karar aldık ve bunlardan öğrendiklerimiz e-ihracat siteleri için de geçerli:

Eşleşmeleri tek yerde tutmak. Her Türkçe sayfanın İngilizce karşılığı bir kayıt dosyasında tutuluyor; dil değiştirme düğmesi ve hreflang etiketleri bu kayıttan üretiliyor. Elle yazılan etiketler zamanla tutarsızlaşır; tek bir kaynaktan üretmek hatayı azaltır.

Her sayfada karşılıklı hreflang. Türkçe ve İngilizce sürümler birbirini, varsayılan sürüm olarak da Türkçeyi gösteriyor. Yayından önce çiftlerin karşılıklı olduğunu otomatik denetledik.

Kapsam kararı vermek. Her sayfayı çevirmek zorunda değilsiniz. Biz il ve ilçe sayfalarını İngilizceye çevirmedik, çünkü yabancı alıcı için anlamı yok; ücretsiz araçlar ve indirilebilir şablonlar Türkçe kaldı; bu sayfalara İngilizce sayfalardan verilen bağlantılar bilinçli olarak Türkçe adrese gidiyor. Çevrilmeyen sayfa için sahte bir eşleşme yazmamak, kaliteyi ve doğruluğu korur.

İngilizce yazıların İngilizce yazılara bağlanması. Ziyaretçi bir dili seçtiyse onu o dilde tutmak gerekir. Bu yüzden İngilizce yazılardaki bağlantılar, karşılığı olan yerde İngilizce sayfalara gidiyor.

Ayrı site haritası ve açık robots bilgisi. İngilizce bölümün kendi site haritası var; arama botları yalnızca kök robots.txt dosyasını okuduğu için iki site haritası orada listelendi.

Sonucun ne olacağını garanti etmeyiz; ama bu yapı çok dilli bir sitenin düzenli, denetlenebilir ve büyütülebilir olmasını sağlıyor. Sonuçlar için İngilizce bölümümüze göz atabilirsiniz.

12 Maddelik hreflang ve İçerik Kontrol Listesi

  1. Başlangıç dilini ve pazarını veriyle seçtim.
  2. Dil sürümlerinin URL yapısı (alt klasör, alt alan adı ya da ülke alan adı) belli ve tutarlı.
  3. Her sayfanın karşılığı var; karşılığı olmayan sayfaya hreflang yazmadım.
  4. hreflang etiketleri karşılıklı ve her sayfa kendini de gösteriyor.
  5. Dil ve ülke kodları doğru yazılmış; x-default tanımlı.
  6. Her sürümün canonical’ı kendisini gösteriyor.
  7. Dil değiştirme düğmesi aynı sayfanın karşılığına gidiyor.
  8. Çeviri sektörü bilen biri tarafından gözden geçirildi, terim tutarlı.
  9. Para birimi, ölçü birimi, telefon ve saat dilimi hedef pazara uygun.
  10. Şirket bilgileri, belgeler ve ticari koşullar özeti görünür.
  11. Teklif formu kısa; katalog indirme ve yanıt süresi belirtilmiş.
  12. Teklif formunun ülke, sayfa ve kaynak bazında ölçümü kurulu.

Soft Ajans E-İhracatta Neler Yapıyor?

E-ihracat ve yurt dışı dijital pazarlama hizmetimizde hedef ülkede alıcının aramalarını araştırır, İngilizce site ve katalog yapısını çok dilli teknik altyapıya (hreflang, URL düzeni) uygun kurar, ülke ve dil hedefli Google Ads kampanyalarını yönetir ve B2B temas noktalarını (teklif formu, katalog indirme) ölçeriz. İngilizce içeriği kendi ekibimiz üretir; Almanca, Arapça ya da Rusça gibi diller için yerel çevirmen ve teknik onay gerekir, bunu planlayıp yönetebiliriz. Pazaryeri mağazası yönetimi, hibe başvurusu ya da gümrük ve lojistik danışmanlığı sunmuyoruz.

Benzer bir mantık sağlık sektöründe de geçerli; yurt dışından hasta arayan klinikler için sağlık turizminde yabancı hasta nasıl bulunur yazısına bakabilirsiniz. Sitenizin bugünkü durumunu görmek için ücretsiz ön analiz isteyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Çok dilli site için hreflang şart mı?

Zorunlu değil, ama aynı içeriği birden çok dilde sunuyorsanız arama motorunun doğru sürümü doğru kullanıcıya göstermesine çok yardımcı olur. hreflang olmadan sürümler birbirinin kopyası gibi algılanabilir ve yanlış dil sonuçlarda görünebilir.

Alt klasör mü, ülke alan adı mı seçmeliyim?

Küçük ve orta ölçekli siteler için alt klasör genellikle en pratik yöntemdir: tek alan adı, tek yönetim ve tek otorite. Ülke alan adı güçlü bir ülke sinyali verir ama her biri ayrı bir site gibi yönetilir ve kaynak gerektirir.

Siteyi otomatik çeviri ile yayınlayabilir miyim?

Taslak olarak kullanabilirsiniz ama yayınlamadan önce sektörü bilen biri tarafından gözden geçirilmelidir. Teknik terimlerin hatalı çevirisi alıcının güvenini zedeler ve düşük kaliteli çeviri arama sonuçlarında da dezavantaj yaratabilir.

Fiyatı sitede göstermeli miyim?

Ürününüze ve pazarınıza bağlıdır. Standart ürünlerde başlangıç fiyatı göstermek elemeyi kolaylaştırır; projeye özel ürünlerde “teklif isteyin” yaklaşımı daha uygundur. Hangisini seçerseniz seçin, para birimini ve yanıt sürenizi açıkça yazın.

Hangi sayfaları çevirmeliyim?

Önce alıcının karar verirken baktığı sayfaları: ana sayfa, ürün ve hizmet sayfaları, hakkımızda, belgeler, iletişim ve teklif formu. Yerel odaklı sayfaları (il ve ilçe sayfaları gibi) çevirmek çoğu zaman gereksizdir.

Yurt dışı reklam vermeden önce ne hazır olmalı?

İngilizce bir açılış sayfası, çalışan bir teklif formu, ölçüm kurulumu ve yanıt verecek biri. Site hazır değilken verilen reklam, talebi toplayamadığı için bütçeyi boşa harcar.