E-ihracatta ilk iş: yurt dışı alıcının sizi bulabilmesi

Yurt dışındaki bir alıcı üretici ya da tedarikçiyi çoğunlukla kendi dilinde Google’da, bir B2B platformunda ya da LinkedIn’de arar. Türkçe bir site ve Türkiye’ye yönelik reklam bu alıcıya ulaşmaz. İşin üç parçası vardır: alıcının dilinde güven veren bir site, aramada bulunabilirlik ve teklif talebine giden net bir yol.

Ofisimiz Ankara’da; İstanbul dahil Türkiye’nin her yerindeki üretici ve markalarla video görüşme, WhatsApp ve e-posta üzerinden çalışıyoruz.

Neleri yapıyoruz?

  1. Pazar ve arama araştırması. Hedef ülkede alıcının ürününüz için hangi ifadelerle arama yaptığını ve rakiplerin nasıl göründüğünü inceleriz.
  2. İngilizce site ve katalog. Ürün ve firma sayfalarını yurt dışı alıcının sorularına göre yazar; teknik altyapıyı çok dilli yapıya (hreflang, URL düzeni) uygun kurarız (SEO danışmanlığı).
  3. Ülke ve dil hedefli Google Ads. Kampanyaları ülke, dil ve arama niyetine göre kurar; talep başına maliyeti ülke bazında raporlarız (Google Ads yönetimi).
  4. B2B temas noktaları. Teklif formu, katalog indirme ve LinkedIn varlığı; gelen talebin kaynağı ve niteliği ölçülür (e-ticaret ve B2B).
  5. Aylık rapor. Ülke, kanal ve sayfa bazında ne işe yaradığı ve yaramadığı yazılır.

Dürüst sınırlar

E-ihracat odaklı yayımlanmış bir vakamız yok; yayındaki vakalarımız organik arama sonuçlarıdır. Pazaryeri mağazası yönetimi, hibe başvurusu ya da gümrük ve lojistik danışmanlığı sunmuyoruz. Yaptığımız şey, sizin sitenizin yurt dışı alıcı tarafından bulunmasını ve talebe dönüşmesini ölçülebilir hale getirmek.

Nasıl başlarız?

Ücretsiz ön analiz ile sitenizin ve bir rakibinizin görünürlüğünü karşılaştırırız. Fiyat; hedef ülke ve dil sayısına, ürün sayısına ve kanallara göre teklifte netleşir: dijital ajans fiyatları ve fiyatlandırma nasıl belirlenir? sayfalarına bakabilirsiniz. İstanbul’daki üreticiler için İstanbul dijital pazarlama ajansı sayfamız da var.